I Vitelloni


Bildigin aylak cetesi la bunlar.
Bi okuyayım işe gireyim yok, aksama kadar gez balolara katıl
afedersin karı kız ortamlarında hoş beş et ondan sonra detektifvari artistik mantoları giy kusan.
Gel sonra kahvaltıda ‘baba birazcık para versene, soz geri vercem bu sefer’ de.
bok vericen.Hele o alberto tam fırlama.Fausto desen yazmadıgı kız kalmadı.Evli barklı adamsın olum.
Leopoldo arkadasımız biraz sanata yatkın tabi, cocugu bırakmıyorlar ki sanatını yapsın.
Moralda kardeşimiz ise en mazlumu.Arkadas cevresi diyolar ya cok onemlı.
Tabi suc anne ve babamızda cocugu bası bos bırakmıcan abi, ama bak işte cocugun icinde varmıs, dedi ‘gitmek gerek bazen’ filmin sonunda cekti gitti adam.Helal olsun.
Fellini abimize sorulacak tek soru ise:
Abi eline saglık da, bu 5 karakter senin ruh halini yansıtıyor diyolar tamam.
Diger 4 unu anladıkta Alberto ne iş hocam?

Bu videoda, Alberto işçilere el hareketi çektikten sonra araba bozuluyor ve kaçmaya başlıyorlar. Hiçbir şeyden habersiz arabada uyuyan Moralda ise nolduğunu anlayamıyor.

Trafikte Telepati Yoluyla Adam Dövmek

Öncelikle olayı özetleyeyim
2 tane arac sahibi var, bunlar yolda gidiyorlar ve öndeki, yanlış veya istenmeyen bir hareket yapıyor.Arkadaki araç sahibi de bu duruma tepkisini gosteriyor, aracı sollarken yaklaşık olarak birkaç saniye adamı büyük bir öfke içinde süzüyor.
Diyor ki içinden:
‘Davara bak hele!’
Eminim hepiniz bu olaya şahit olmuşsunuzdur.Şimdi birazcık detaya inelim.
Elimizde 2 tane insan tipi var.Birincisi tepkiyi ceken ve bu anlamsız bakışa maruz kalan kişi, diğeri ise malumunuz bu tepkiyi gosteren asabi kişidir.

Aslında her şey 1. kişinin trafikte hal ve hareketlerine kıl olan 2. Kişinin, duruma daha fazla kayıtsız kalamayıp onu sollamaya başlarken bu işi gayet asabi bir tavırla ağzından cıkacak bir iki kotu kelimeye meyillenerek hakkı olan şeyi (bir nevi adalet)(!) arzu etmesiyle başlar.Yolun kendisine bırakılması yani.
Aslında 1. kişi acemi olabilir ve yavaş gidiyordur ya da işte acelesi yoktur etrafına bakarak gidiyordur,
ama bunlar arkada henuz sollama yapamadıgı icin, ici icini yiyen delikanlımıza sebep midir? Hayır.
Söker mi? Sökmez.

Bu durumdan bir haber olan öndeki arkadaşımız, birazdan başına gelecekleri maalesef cok kötü bir yolla ögrenecektir.işte bu metotta şudur :

Telapati yöntemiyle, gözlerini de kullanarak adama agız burun dalmak.

İşte bu iki aracın, şeritte paralel oldugu (yan yana) andan itibaren bu kapışma başlar.Tabi galip bellidir, kaldı ki 1. arkadaş olayın ne oldugunu bile bilmiyordur ki karşılık verebilsin.(aslında 2. kişinin basta yerinde olmadıgına inandıgı adalet, bu durumla beraber bir manada yerine gelmiş olur.)

İşte izleyenler için keyfine doyulmayacak o zaman dilimi başlar.Asabi kişi telepatiye gecmiş ve diger kişiyi coktan süzmeye başlamıştır, adeta trans halindedir ve tüm kinini gözlerinden fışkırtarak 1. kişiye dalma eylemine başlamıştır.
İşte bu safha konsantrasyonun ve yogunlugun doruğa ulastıgı andır.
Son kısımda ise, kişi sollanır ve beklenilen kelimeler sarfedilir:

‘Yol babanın mı len it oğlı it ‘ (evet burada gercekten diğer kişinin bunu duyduğuna inanır)

Diğer arabadaysa daha cok sükunet vardır, olaya anlam veremeyen kişi ise apayrı bir dünyadadır:

‘Hanım, bu başa sarıyor diger kaseti taksana.’