Hamur işi Tabağındaki Tatlı-Tuzlu Rekabeti

Başlamadan evvel 2 tarafı da iyi tanımak ve analiz etmek lazım.Bununla birlikte son 20-30 yıldır (hamur işi günleri tarihsel doğuşu) tatlıların ezici üstünlüğüyle beraber bu rekabetin, yerini hamur işi tabağındaki tuzluların mahlus kaderine bıraktığını söylemeliyiz.Şimdi 2 tarafı da irdelemeye çalışalım.

Tatlılar

Avantajları
-Aslında en büyük avantajları, varoluşumlarının da gerektirdiği gibi tatlı yiyecek olmalarıdır.
-Tatlıya her zaman ihtiyaç vardır, hiçbir zaman geri çevrilmez.
-İnsanlar hünerlerini asıl bu bölümde gösterirler.

Dezavantajları
-Ye tatlıyı s.k yozgatlıyı lafıyla belli bir yörenin insanlarını ötekileştirir, bu yönüyle toplumsal ayrışımlara sebep olurlar.

Tuzlular

Avantajları
-Eğer insanlar açsa ilaç gibi gelebilir, ağıza birkaç tane atılır ve sorun giderilir.

Dezavantajları
-Eğer insanlar açsa ‘yok abi karnım aç, onlarla doldurmayayım karnımı’ gibi tepkiler verebilir.
-İhtiyaç haricinde genelde tercih edilmez.
-Sempatik bir yanları yoktur.

Sonuç olarak biz insanlara düşen bazı görevler var, bu rekabette durumu eşitlememiz gerekli, bunu da daha az tatlı yiyerek yapabiliriz mesela.
Bence bir hamur işinin dünyaya tuzlu olarak gelmesiyle, bir Hindistanlı çocuğun dünyaya kast sisteminin en alt tabakasındaki bir aileye gelmesi arasında hiçbir fark yok.

Tuzluların tek ihtiyacı, karşı taraftan empati yapılmasını beklemek.
Bazı muhabbet ortamlarında böyle tabaklar geliyor içi hamur işi dolu, kafayı 2 kere çevir hooop tatlılar bitmiş, sadece tuzlular kalmış. Yani arkadaş, tabağa bir bakıyorsun, tuzlular orada behlül behlül sana bakıyor ‘beni yee’ diye naralar atıyor, sen de utanmadan ‘nerde bu tatlılaar yaaee, hanginiz bitirdiniz?’ diyorsun.O tabakta bulunan tuzluların psikolojisini hiç düşünmediğin gibi, afedersin zaten burunları büyük olan tatlıların kıçını kaldırıyorsun.
Bence hiç mantıklı değil.

Artık bu konuda daha hassas davranmamızı temenni ediyorum.

Ayrıca bu yazımı, yenilmiş ve yenilecek olan tüm tuzlu mamüllere ithaf ediyorum.

altın günlerindeki anne tiplemeleri

Altın günlerine, bir şekilde birbirileriyle tanışarak üyesi haline gelen anne türleridir.Birkaç türe ayrılır:

1-Rekabetçi anneler:
Altın günlerindeki dinamizmi büyük ölcüde saglayan anne türüdür.Kendisi söz aldığında grubun geri kalanı onu pürdikkat dinler ve temkinli bir biçimde, vereceği cevabı içlerinden etüd eder.Tersi fenadır.Kendisine karşı yanlış veya olumsuz bir hareket yapılırsa hiç affetmez yapıştırır cevabı.Sürekli olarak, diğerlerinin çocuklarının eğitim durumu veya işleri hakkında sorular sorar.Cevabı genelde ‘hee öyle mi? bizim hakan’da öyle yapar zaten’ tarzındadır.Asla altta kalmaz.Grubun korkulan üyesidir, ama öte yandan en popüler insanıdır.Bu gruba mensup iki insan genelde aynı ortamda bulunmazlar yoksa Allah muhafaza durumlar ortaya çıkabilir.

tanım cümlesi: ‘Evet nalan hanım, sizin çocuk nereyi kazanmıştı? ya da ‘Maaşı nasıl, iyi mi bari?’

2-Alttan alan anneler:
Genelde grubu koordine eden annelerdir.Hiçbir şekilde grubun dağılmasına ya da tadının kaçmasına izin vermezler.Yaşanılan en ufak bir tatsızlıkta, ustaca konuyu değiştirebilme yetisine sahiptirler.Konu açma görevi onlarındır, muhabbetin yönünü belirleme konusunda İtalyan defansı istikrarına sahiptirler.

tanım cümlesi: ‘Nerminciğim yaptığın kurabiyeler gerçekten cok leziz, nasıl yapıyorsun?’

3-Hiçbir şeye karışmayan anneler:
Sorulara genel geçer cevaplar verirler.Adeta bir spor müsabakasında izleyici gibidirler.Etliye sütlüye karışmadıkları gibi konu açmaya da hiç yeltenmezler.Sorulan sorulara 1-2 kelimeyle cevap verirler, görevleri bitince de bir daha konuşmamak üzere köşelerine çekilirler.

tanım cümlesi: ‘evet.’ ve ‘tabii, olur’

4-Ev sahibi anneler:
Psikolojik baskıyı en çok hisseden türdür.Sürekli bir telaş içindedirler, hiçbir şeyden emin değillerdir ve içlerinden ‘acaba olur mu ki?’ diye sorarlar.Onlar için en önemli şey yemeklerin ve servisin beğenilip beğenilmediğidir.Muhabbet içinde bile akılları, demlenen çayın son halindedir.

tanım cümlesi:’Çay demlendi sanırım’ ya da ‘Tüh, tuzu az mı olmuş?’

5-Yaşça en büyük anneler:
Yaşlarının getirdiği bir olgunluğa sahiptirler, ayrıca sevecen ve yardımseverlerdir.Çoğunlukla grubun ablası konumundadırlar ve herkesten saygı görürler.Grubun diğer üyeleri, özel sorunlarını genelde bu grupla paylaşır ve ondan bir fikir vermesini ister, genelde aradıkları cevapları bulurlar.

tanım cümlesi:’esracım, güzelim neyin var bugün, yorgun gözüküyorsun?’